Sağlıklı Yaşam

Bir başka WordPress sitesi

Instant File Find Free

http://www.softwaredownloadeu.com/instant-file-find-free/

Instant File Find is really a search tool that allows you discover files instantly on your pc. It is made to accelerate your everyday work by assisting you locate files instantly. With quick buttons, try listing all music or document files (or any other types) on your pc instantly. You will get search engine results while you type.

What’s new within this version: Version 1.14 has fixed an accident problem and bug regarding accelerator secrets.

 Instant File Find Free

Version : 1.14

 

Cost : Free

 

Operating-system : Home windows 2000/XP/2003/Vista

 

Download Link: http://software-files-a.cnet.com/s/software/12/09/63/38/cnet2_iff-setup-free_exe.exe?token=1334287585_5189554ed2dfe472c1d4108f343f5d83&lop=link&ptype=3001&ontid=2248&siteId=4&edId=3&spi=34e23522167e42249f953f4ac7b2152d&pid=12096338&psid=75331544&isDlm=1&fileName=cnet2_iff-setup-free_exe.exe

Zencefil (Zingiber officinale) Faydaları Ne İşe Yarar

Asya kültürüne mensup insanlar, inilen ağnları için yaygın olarak zencefil kullanırlar. Bu konudaya- lıiİmış herhangi bir kapsamlı araştırma var mı bilmiyorum fakat ilgi ,« Uk-İ bir anekdot aktarabilirim: Kronik migreni olan 42 yaşındaki hlı kadın, migren atağının ilk belirtilerini hissetmeye başladığında Mıllandığı tüm migren ilaçlanna boş verip, bunların yerine 500-600 lııg. kurutulmuş zencefili suyla karıştırıp içmiş. Bunun dört gün bo­yunca, her dört saatte bir tekrarlamış. İlk otuz dakikadan itibaren migren ağrıları daha hafif ve daha az can sıkıcı olmaya başlamış. Daha sonra da kuru zencefil yerine tazesini kullanmaya başlamış. Artık migren ağrıları çok nadiren tekrarlıyormuş ve başladığı gibi ile bitiyormuş.

Zencefilin birçok yönden yararlı olduğu düşünülürse, kesinlik­le denemeye değer bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz. Eğer zence­fil kapsülleri kullanmaya karar verirseniz, 500 mg. kuru zencefil içe­ren kapsülleri tercih edin.Yok, ben taze zencefil kullanacağım der­seniz, aynı dozu 5 gr. (yaklaşık 2,5 çay kaşığı) taze, rendelenmiş zencefil kökünden alabilirsiniz.

Etkisini daha da artırmak için, zencefili başka bir bitkiyle ka­rıştırabilirsiniz. Doğal şifacılar bunun için genellikle zerdeçalı öneri­yorlar; çünkü zerdeçal anti inflamatuar özelliklerinin yanında, zen­cefilin sahip olduğu tedavi edici özelliklerin aynısına sahip. Eğer migrenim olsaydı, gerektiğinde bir bardak limonatanın içine birer çay kaşığı zencefil ve zerdeçal karıştırıp öyle içerdim.

v>v>-Ginko (Ginkgo biloba):Yapüan tıbbi bir araştırma, baş ağırlarının heyne giden kan miktarının artmasıyla geçtiğini ortaya çıkarmıştır. İş­te ginkonun da yaptığı budur: Beyne daha çok kan gitmesine yardımcı olmak. Bir ya da iki gün boyunca, günde üç kez 30 damla kadar, en az % 0.5 flavanoid glikozit içeren standart ginko özütü almanızı öneririm. Ginkoyu kapsül olarak da kullanabilirsiniz. Günde 60-240 mg.arasında

dozlar alabilirsiniz takat bu dozun üzerine çıkmayın. Ginko dlyare I… zursuzluk ve sirürlilik gibi yan etldlere neden olabilir.

Eşekotu (Oenothera biennis) Ne İşe yarar Faydaları

Eşekotu, en güçlü ağrı kesici bi­leşiklerden olan fenilalanin açısından son derece zengin bir kaynak­tır. Beslenme uzmanları, kronik baş ağrısı olanlara günde 6-8 adet eşekotu kapsülü öneriyorlar.

Kuru ağırlığı göz önüne alındığında, % 4.8 oranında fenilalanin içeriğiyle ayçiçeği tohumu da bu bileşik bakımından zengin bir di­ğer bitkidir. Diğer zengin fenilalanin kaynakları arasında su teresi, fasulye filizleri, soya fasulyesi, gunga bezelyesi, acı bakla, kaz ayağı­nın yeşil kısımları, yer fıstığı, mercimek, ıspanak ve keçi boynuzunu sayabiliriz.

v» Sarımsak (Allium sativum) ve soğan (A.cepa): Kanın pıhtılaş­masını sağlayan trombositler, aynı zamanda da migren ağrılarını te­tikler. Hiç şüphesiz, trombositlerimizi tamamen devre dışı bıraka­mayız. O zaman en küçük bir sıyrık bile ölümcül olabilir. Trombo- sitlerin aktivitesini biraz düşürmek, migren ataklarından korunma­ya yardımcı olabilir. Doğal şifacılar bolca sarımsak ve soğan tüketil-

Dit JAMKM A UTTKK

nn-Hİni öneriyorlar. Kanı sulandırıcı özelliği olan bu bitkiler, trom- l>. imi faaliyetlerini büyük ölçüde engellemektedirler (Bu özellikleri Niıyesinde, aynı zamanda kalp krizlerini önlemek için de tavsiye ı dilmektedirler).

Söğüt (Salix) Faydaları Ne İşe Yarar

E komisyonu, söğüt ağacı kabuklarının başağnsı ila dahil olmak üzere, söğüt kabuğu türevi olan aspirinin tedavi ettiği lıer türlü ağrının tedavisinde kullanılabileceğini onaylamıştır.

 

Herbalistler söğüt kabukları bitkisel aspirindir derken, kastel tikleri ağaç aksöğüttür (S.alba), fakat bu tür, kabuğun içeriğinde hu lunan ve ağn giderici etkisi olan aspirin benzeri bileşik olan şalisin açısından çok daha fakirdir. Eğer bir fincan çayda daha çok ağrı kr sici almak istiyorsanız; s. daphnoides, s. fragilis ve s. purpurea gihı daha zengin salisin kaynaklarını deneyin. E komisyonu başağrısı le davisi için günde 60 ila 120 mg. arası salisinin yeterli olduğunu beliı tiyor. Bu dozu yüksek oranda salisin içeren kabukların tozundan hiı çay kaşığı ya da 1,5 çay kaşığı aksöğüt kabuğundan alabilirsiniz, Söğüt kabuklarının içerdiği salisinin % 86′dan fazlası, sindirim siste­minde emilir ve salisin kanda üç, dört saat boyunca yeterli seviye­lerde tutulur.

Eğer aspirine alerjiniz varsa, bitkisel aspirinleri de kullanma­malısınız. Ayrıca, aspirin midenize zarar veriyorsa, söğüt kabuğu da aynı etkiyi gösterecektir. İngiliz osteopat ve doğal şifa uzmanı Leon Chaitow; “Yalıtılmış, konsantre bir kimyasal olan aspirinin aksine, söğüt kabuğu çok daha yumuşak bir etki gösterir ve aspirinin mide­yi tahriş etme gücüne de sahip değildir,” diyor.

Krizantem (Tanacetum parthenium)

On yıldan dalıa fazla Mı süre önce, baldızımın migrenini krizantem ile tedavi etmiştim llıı bitki aynı zamanda sekreterimin kız kardeşine de yardımcı oldu Ben krizantemi modern herbalizmin en ilgi çekici bitkilerinden bir tanesi olarak tanımlıyorum. Kendi tecrübelerime göre, bunun y.ııiNiJ malarını tıbbi literatürde de görebilirsiniz. Krizantem, düzenli olu! rak kullananların üçte ikisinde işe yarıyor. Baldızım buna güzel bir örnek. Krizantem kullanmaya başlamadan önce, hemen hemen İmi tada bir kez migren ağrısı çeki­yordu ve bununla başa çıkabil­mek için ilaçlara bir yılda har­cadığı para 200 $’dan fazlaydı.

Migrenden muzdarip yakla­şık 25 milyon Amerikalının tıpkı baldızım gibi davrandığını var sayarsak, ortaya migren ilaçları­na yılda 5 milyar $ harcanıyor olduğu sonucu çıkar ki, bu ina­nılmaz bir rakamdır. Günümüz­de reçetelere yazılan ve büyük kârlar sağladıkları migren ilaç­larını tedarik edenlerin, bu ilaç­ların yerini krizantemin alma­sından hoşnut olacaklarını hiç sanmıyorum. Bu bitkisel alter­natifin yaygınlaşması için gös­terdiğim çabaların bir kısmı da işte bu yüzden.

 

Krizantem

Migren ve başka ba- şağnlanmıı tedavisin­de kullanılmaktadır.

Krizantemin etkileri konu­sunda yalnız değilim. British Me- dical Journai’de yayınlanan araş-

Hım ‘immçl.trı, krizantemin düzenli olarak kullanılmam halinde mig- ıı oluklarım önlediği hakkındaki fikirlerimi paylaşıyorlar. Harvard Mı .II. Iİ Nrlıool Health Letter’a göre, “ingiltere’de migren ataklarına Itdi ııi koymak için krizantem yapraklan çiğnemek moda haline geldi. Hlllıu’iı yöntemlerden sonuç alamayanlar, krizantem yaprakları saye- Mliiılr büyük bir ilerleme kaydettiklerini söylüyorlar.” Doğru yerde ıiı1111111111 ııı bilmek keyif veriyor.

Krizantem kullananlar, genellikle bitkinin taze yapraklarını ter- , ılı . (İnler ve migren ataklarından korunmak için günde üç dört Iftpmk yerler. Eğer bitkiyi taze halde bulabiliyorsanız bu yöntemi Itııllımm fakat, yaprakların tadının harika olduğunu düşünmeyin. Bu Mlıiı İn taze krizantem yaprağı kullananların % 10-18′inde ağız yarala­dı ve/veya dilde ve ağız içinde iltihaplar görüldüğünü unutmayın, iyi liıili. i İse bu bitkinin nimetlerinden yararlanmak için illa ki taze yıi|>ıaklarını yemek zorunda olmayışınız, iki ila sekiz yaprak kulla­nmak yapacağınız krizantem çayıyla, bu yan etkilerden uzak durma­nı/, mümkün. Yaprakları kaynar suya atarak demlenmeye bırakın um-ak yaprakları suyla birlikte kaynatmayın. Çünkü bu esnada par­tenolidler özelliklerini kaybedebilirler.

IJıı bitkinin kapsüllerini de kullanabilirsiniz. Bu çok daha zah­metsiz bir yoldur. Bitkinin etkileme gücüne bağlı olarak, öğütülmüş İH’/.e yapraklardan hazırlanmış kapsüllerden günde bir taneden (60 HIK.) altı kapsüle (yaklaşık 380 mg.) kadar kullanılabilir. Kapsüller kurutulmuş yapraklardan hazırlanmışsa, günde iki tane 25 milig- ı anılık kapsül yeterlidir. Eğer sizin için uygun olan dozu saptamakta /,< ulanıyorsanız, doktorunuza danışmak en iyi yol olacaktır.

Bir uyarı: Hamile kadınlar kesinlikle krizantem kullanmasınlar. I i/.ak bir ihtimal de olsa, düşük yapma riski doğabilir. Son bir şey ilaha; uzun süre kullananlar genellikle hafif bir uyuşukluk hissi ve uyku hali şikayetleri bildirmişlerdir. Fakat bunun hoş mu ya da na­hoş mu olduğu size kalmış bir şey.

Sağlık Bakanı Muayene Hakkında Görüşleri Açıklıyor

Sağlık bakanımız son dönemlerde muayene hakkında görüşlerini ve bu konuda yapılan yeni uygulamaları açıklıyor.Muayenede olan değişiklikleri açıklıyor.Sağlık alanında değişen uygulamarı sayın bakanımız anlatıyor diğer bildileri videou izleyerek öğrenebilirsiniz.

http://saglikdiyet.blogspot.com/

http://saglikin.blogspot.com/

http://7-24saglik.blogspot.com/

http://saglikdiyet.blogspot.com/2012/02/saglk-bakan-muayene-hakknda-gorusleri.html

Gazete okuma sitelerinin en iyisi

Türkiyenin en iyi gazete okuma siterinden olan  biyorum.net artık yepyeni

özellikleriyle sizlerle.Bünyesinde bir çok gazete yazısını bulunduran web

sitemiz 2012 yılına hızlı bir giriş yaptı sizlerinde tahmin edebileceği gibi

2012 yılı çok sıcak gelişmelerle kaynıyor.

Bunun yanı sıra bünyesinde magazin ile ilgilide bir çok içeriği bulunduran

web sitemiz geçtiğimiz günlerde bünyesindeki bir çok içerikle rakiplerine

fark attı.Gündemdeki en son magazin haberlerini bulabileceğiniz internet

sitemiz artık sizlere en iyi hizmeti sunacak.

 

Gazete Oku
Türkiye Haritası
Hava Durumu

Çocuk emzirirken dikkat edin

Doktorlar bebeklere ilk 180 gün tek başına anne sütü verilmesi gerektiğini, Dünya Sağlık Örgütü’nün de teklif ettiği şekilde bebeklerin erkek-kız diye ayırt edilmeden iki yıl beslenmesi lazım olduğunu söyledi.

[ads]

Prof. Dr. Yakıncı, çocuk emzirilme mevzusunda halk içinde doğru olduğu varsayılan ‘Erkekleri çok emzirilmeli ki aslan gibi olsun, kızları da az emzirilmeli ki nefsi kurusun’ gibi yanlış görüşlerim vuku bulduğunu belirtti. Eczacılık Fakültesi 4. sınıf talebesinin imtihanda ‘başarılı emzirmenin temel kuralları nedir?’ sorusuna “Kız çocuklarının bir buçuk yaşına, erkek çocukların iki yaşına kadar emzirilmesi gerekir” yanıtını bildirdiğini anlatan Prof. Dr. Yakıncı, “Elbette bu cevap karşısında irkildim. Nereden çıktı bu cevap diye düşünürken biraz araştırınca halk içinde böyle 1 hatalı itikadın olduğunu fark ettim. Toplum kültüründe bunun nedeni; ‘Erkekleri çok emzirilmeli ki aslan gibi olsun, kızları da az emzirilmeli ki nefsi kurusun” düşüncesinin yaygın görüş olması.” diye aktardı.

Özellikle bölgede kadınların bebeklerini yatırarak emzirmesinin yaygın olan yanlış bir başvurma olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yakıncı, “Bazı anneler, geceleri bebeği yatağına temin ederek yatar pozisyonda emzirmeye çalışmaktadır. 1 müddet sonra anne yorgunluk ve uykusuzluktan dolayı kendinden geçmekte ve uyumaktadır. Anne uyuyorken bebeğin ağzında göğsü kalmaktadır. Uyku esnasında bebeğe tarafa döndüğünde ya da bebeği göğsü ile sıkıştırdığında çocuk nefes alamamakta ve hayatını kaybetmektedir.” dedi.

“DOĞUMDAN SONRA İLK YARIM SAATTE ÇOCUK EMZİRİLMELİ”

Bununla beraber ‘doğumdan sonra çocuğa üç ezan geçtikten sonra süt verilmesi’ gibi bir inanışın da doğru olmayan olduğunu vurgulayan Yakıncı, “Doğduktan sonra ilk yarım saat içinde emzirilmeyen yeni doğmuş bebekler bu doğru olmayan inanıştan zarar görebilir. Anne sütü çok değerlidir ve yararları sayılamayacak kadar çoktur. Bebeğin bu değerli üründen bir an öncelikle, doğar doğmaz yararlanması gerekir. Şayet bebekler doğar doğmaz ilk yarım saat içinde ve sonrasında a couple of–several saat arayla beslenmezlerse kan şekerleri düşer. Kan şekerinin düşmesi beyinde etkiler meydana getirir. Bu ilerde körlüğe bile sebep olabilecek bir durumdur.Anne sütünün gelmediği bazı nadir hallerde yeni doğmuş çocuğun üç saatten fazla aç kalması kan şekeri düşmesine neden olabilir. Böyle durumlarda annelerin mama vermesi gerekmektedir.” ifadesinde bulundu.

Çocuk emzirirken yapılan hatalar

Uzmanlar çocuklara ilk 180 gün sadece anne sütü verilmesinin gerektiğini, Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği biçimde bebeklerin kız-erkek diye ayırt edilmeden 24 ay beslenmesi lazım olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Yakıncı, çocuk emzirilme mevzusunda toplum arasında gerçek olduğu sanılan ‘Erkekleri çok emzirilmeli ki aslan gibi olsun, kızları da az emzirilmeli ki nefsi kurusun’ gibi yanlış görüşlerim vuku bulduğunu söyledi. Eczacılık Fakültesi 4. sınıf öğrencisinin imtihanda ‘başarılı emzirmenin temel kuralları nedir?’ sualine “Kız çocuklarının bir buçuk yaşına, erkek çocukların iki yaşına kadar emzirilmesi gerekir” cevabını ilettiğini söyleyen Prof. Dr. Yakıncı, “Elbette bu cevap karşısında irkildim. Nereden çıktı bu cevap diye düşünürken biraz araştırınca toplum içinde böyle bir yanlış görüşün vuku bulduğunu fark ettim. Toplum kültüründe bunun sebebi; ‘Erkekleri çok emzirilmeli ki aslan gibi olsun, kızları da az emzirilmeli ki nefsi kurusun” düşüncesinin genel inanış olması.” diye konuştu.

Bilhassa bölgede kadınların bebeklerini yatırarak emzirmesinin yaygın olan yanlış 1 başvurma olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yakıncı, “Bazı anneler, geceleri bebeği yatağına temin ederek yatar pozisyonda emzirmeye çalışmaktadır. 1 süre sonra anne yorgunluk ve uykusuzluktan dolayı kendinden geçmekte ve uyumaktadır. Anne uyuyorken çocuğun ağzında göğsü kalmaktadır. Uyku sırasında bebeğe doğru döndüğünde ya da bebeği göğsü ile bastırdığında çocuk oksijen alamamakta ve hayatını kaybetmektedir.” dedi.

“DOĞUMDAN SONRA İLK YARIM SAATTE BEBEK EMZİRİLMELİ”

Bununla beraber ‘doğumdan sonra çocuğa üç ezan geçtikten sonra süt verilmesi’ gibi 1 inanışın da yanlış var olduğunu vurgulayan Yakıncı, “Doğduktan sonra ilk yarım saat içinde emzirilmeyen yeni doğmuş bebekler bu doğru olmayan inanıştan zarar görebilir. Anne sütü çok değerlidir ve yararları sayılamayacak kadar çoktur. Bebeğin bu değerli üründen 1 an önce, doğar doğmaz yararlanması gerekir. Eğer bebekler doğar doğmaz ilk yarım saat içinde ve sonrasında two–three or more saat arayla beslenmezlerse kan şekerleri düşer. Kan şekerinin düşmesi beyinde etkiler meydana getirir. Bu ilerde körlüğe bile sebep olabilecek bir durumdur.Anne sütünün gelmediği bazı nadir hallerde yeni doğmuş bebeğin üç saatten fazla aç kalması kan şekeri düşüklüğüne sebep olabilir. Böyle durumlarda annelerin mama vermesi gerekmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Emzirmedeki yanlışlıklar, bebeğe zarar verebilir

Doktorlar bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğini, Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği tarzda bebeklerin kız-erkek diye ayırt edilmeden 24 ay beslenmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Yakıncı, bebek emzirilme mevzusunda toplum arasında gerçek olduğu varsayılan ‘Erkekleri çok emzirilmeli ki aslan gibi olsun, kızları da az emzirilmeli ki nefsi kurusun’ gibi yanlış görüşlerim vuku bulduğunu söyledi. Eczacılık Fakültesi 4. sınıf talebesinin sınavda ‘başarılı emzirmenin temel kuralları nedir?’ sualine “Kız çocuklarının bir buçuk yaşına, erkek çocukların iki yaşına kadar emzirilmesi gerekir” cevabını verdiğini söyleyen Prof. Dr. Yakıncı, “Elbette bu cevap karşısında irkildim. Nereden çıktı bu cevap diye düşünürken biraz araştırınca halk arasında böyle 1 doğru olmayan itikadın var olduğunu farkına vardım. Toplum kültüründe bunun sebebi; ‘Erkekleri çok emzirilmeli ki aslan gibi olsun, kızları da az emzirilmeli ki nefsi kurusun” zihniyetinin yaygın görüş olması.” diye konuştu.

Özellikle bölgede annnelerin bebeklerini yatırarak emzirmesinin genel olan yanlış 1 başvurma olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yakıncı, “Bazı anneler, geceleri bebeği yatağına alarak yatar pozisyonda emzirmeye çalışmaktadır. Bir süre sonra anne yorgunluk ve uykusuzluktan dolayı kendinden geçmekte ve uyumaktadır. Anne uyuyorken çocuğun ağzında göğsü kalmaktadır. Uyku esnasında çocuğa tarafa döndüğünde ya da bebeği göğsü ile bastırdığında çocuk oksijen alamamakta ve hayatını kaybetmektedir.” dedi.

“DOĞUMDAN SONRA İLK YARIM SAATTE ÇOCUK EMZİRİLMELİ”

Bununla beraber ‘doğumdan sonra çocuğa üç ezan geçtikten sonra süt verilmesi’ gibi bir inanışın da hatalı vuku bulduğunu vurgulayan Yakıncı, “Doğduktan sonra ilk yarım saat içinde emzirilmeyen yeni doğmuş bebekler bu hatalı inanıştan zarar görebilir. Anne sütü çok değerlidir ve yararları sayılamayacak kadar çoktur. Bebeğin bu değerli üründen 1 an önce, doğar doğmaz yararlanması gerekmektedir. Şayet bebekler doğar doğmaz ilk yarım saat içinde ve sonrasında two–several saat arayla beslenmezlerse kan şekerleri düşer. Kan şekerinin düşmesi beyinde etkiler meydana getirir. Bu ilerde körlüğe bile sebep olabilecek bir durumdur.Anne sütünün gelmediği bazı nadir vaziyetlerde yeni doğmuş bebeğin üç saatten fazla aç kalması kan şekeri düşüklüğüne neden olabilir. Böyle durumlarda annelerin mama vermesi gerekir.” ifadesinde bulundu.